Tarih ve Doğa Arasında: 548 Yıllık Evliya Kasımpaşa Camisi Yeniden Hayat Buluyor

Tarih ve Doğa Arasında: 548 Yıllık Evliya Kasımpaşa Camisi Yeniden Hayat Buluyor

3 Haziran 2026 tarihinde Edirne’de yer alan tarihi Evliya Kasımpaşa Camisi, Tunca Nehri ile çevresinde inşa edilen koruma seti arasında kalmış durumda. Bu eşsiz yapı, 548 yıllık geçmişiyle zamana direniyor ve şimdi büyük bir restorasyon sürecine girmiş bulunuyor. Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, yapılan zemin güçlendirme çalışmalarının başladığını duyurarak, caminin tarihi önemine vurgu yaptı. Restorasyon işlemlerinin alanında uzman bir bilim heyeti gözetiminde titizlikle yürütüldüğünü belirten Saraç, yapılan kazılarda Edirne’nin tarihine dair heyecan verici bulgular elde edildiğini ifade etti.

Saraç, caminin haziresinde bulunan mezar taşlarının Edirne tarihine ışık tutabileceği konusunda umutlu olduklarını dile getirdi. Restorasyon sürecinin her adımında dikkatli olmanın önemini vurgulayan Saraç, “Ecdat yadigarı bu eserde tek bir hata yapmamak adına çok titiz davranıyoruz,” şeklinde konuştu. Son günlerde yaşanan su taşkınlarının camiyi etkilendiğini kabul eden Saraç, mevcut statik çözümlemeler ve analizler sonucunda belirsizliklerin ortadan kalktığını belirtti.

Zemin ve temel güçlendirme işlemlerinin başladığını müjdeleyen Saraç, caminin özgün yapısını koruma hedefinde olduklarını ifade etti: “Edirne, su taşkınlarıyla yaşıyor. Burası bir ‘yalı camisi’ özelliği taşıyor. Bilim heyetimizle yaptığımız değerlendirmeler sonucunda, camimizi ve haziresini bu özgün haliyle korumanın en doğru yöntem olduğuna karar verdik. Zemin güçlendirmeden sonra kubbe ve minare yapımına geçeceğiz.”

Edirne’nin Kirişhane semtinde bulunan Evliya Kasımpaşa Camisi, Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak dönemlerine tanıklık etmiş önemli bir eser. 1478 yılında Sultan 2. Murat ve Fatih Sultan Mehmet dönemlerinde vezirlik yapmış Kasım Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Kare planlı, tek minareli ve kubbeli tasarımıyla dikkat çeken bu yapı, geçmişte sık sık taşkınlara maruz kalmış ve 1950 yılında harabe hale geldiği için ibadet ve ziyarete kapatılmıştır. Ancak, bölgede yapılan kanal çalışmaları sonrası su baskını riskinin azalmasıyla birlikte, bu tarihi yapının restorasyonu nihayet başlatılmıştır. Hedef, yapının en kısa sürede restorasyonun tamamlanarak yeniden ziyarete açılmasıdır.