Teknoloji

Tesla’nın Robotaksi Hizmetinde Kazalar, Uzaktan Operatör Kullanımını Gündeme Getirdi

21 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan verilere göre, Tesla’nın Teksas eyaletindeki robotaksi hizmetinin karşılaştığı kazalar, şirketin otonom sürüş sisteminin hala pek çok operasyonel sorunla mücadele ettiğini ortaya koyuyor. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından yayımlanan yeni kayıtlar, Temmuz 2025 itibarıyla yaşanan en az iki kazada araçların uzaktan operatörler tarafından kontrol edildiğini gösteriyor. TechCrunch’ın haberine göre, Tesla daha önce bazı raporların ticari sır kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak belirli bilgilerin gizlenmesini istemişti.

Yeni belgeler, robotaksi operasyonunda insan müdahalesinin beklenenden daha fazla rol oynadığını ortaya koydu. Bu kazalar, Tesla’nın Haziran 2025’te başlattığı robotaksi hizmetinin uygulandığı Austin, Texas bölgesinde meydana geldi. Kayıtlara göre, araçlarda güvenlik amacıyla bir görevli bulunurken, yolcu yoktu. Temmuz 2025’te yaşanan bir olayda, güvenlik görevlisi yardım istediğinde uzaktaki operatör araca müdahale etti. Ancak araç hızlanarak kaldırıma çıktı ve bir metal çite çarptı. Ocak 2026’da gerçekleşen başka bir kazada ise uzaktan kontrol sistemi devreye girdi ve araç, inşaat alanındaki geçici bir bariyere çarptı.

Tesla, uzaktan operatör kullanımını ilk olarak Mart 2025’te yetkililere duyurmuştu. Ancak sektördeki diğer otonom araç firmalarının uzaktan çalışan personelinin genellikle yazılım sistemine rehberlik ettiği, doğrudan sürüş yapmadığı bildiriliyor. Tesla’nın yaklaşımı, bazı durumlarda operatörlerin doğrudan sürüşe müdahale ettiğini gösteriyor. Bu durum, şirketin tam otonom sürüş hedefiyle ilgili soru işaretlerini artırırken, mevcut sistemin güvenilirliği üzerine tartışmaları da yeniden gündeme getiriyor.

NHTSA kayıtlarında yer alan kazalar yalnızca uzaktan kontrol süreçleriyle sınırlı değil. TechCrunch tarafından incelenen diğer olay raporlarında, Tesla robotaksilerin park hâlindeki veya hareket eden araçların aynalarına çarptığı belirtiliyor. Ayrıca, bir araç aniden yola çıkan bir köpeğe çarpmaktan kaçınamadı; köpeğin kazadan sağ kurtulduğu bildirildi. Bu durum, otonom sürüş sistemlerinin beklenmedik durumlara verdiği tepkinin hala geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Reuters’in yakın tarihli bir haberinde, Tesla’nın robotaksi hizmetindeki bekleme sürelerinin kullanıcı deneyimini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Dallas’ta hizmeti deneyen bir gazeteci, normalde 20 dakika sürmesi gereken bir yolculuk için iki saat harcadığını aktardı. Bazı kullanıcılar, gitmek istedikleri noktaların Tesla’nın kapsama alanında olmasına rağmen araçların yolcuları hedef noktadan yaklaşık 15 dakika uzaklıkta bıraktığını bildirdi.

Tesla’nın yaşadığı bu sorunlar sektörde alışılmadık değil. Alphabet’in bünyesindeki Waymo da geçmişte benzer yazılım sorunları ve kazalar yüzünden çeşitli soruşturmalarla karşılaşmıştı. Ancak Tesla’nın mevcut sorunlarının sıklığı ve operasyonel aksaklıkların çeşitliliği, şirketin hizmetini daha geniş bir ölçekte yaygınlaştırabilmesi için hala önemli teknik engellerle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle uzaktan operatör müdahalesine olan ihtiyaç, sistemin tamamen bağımsız çalışabilmesi için mevcut teknolojinin henüz istenen seviyeye ulaşmadığını gösteren bir işaret olarak değerlendiriliyor.